Özkök “Tarımı Yöneten Dünyayı Yönetecek”
GÜNDEMAksaray’ın en büyük STK’larında birisi olan Aksaray Ticaret Borsası başkanı Hamit Özkök Aksaray’ın tarım ve hayvancılığı için önemli açıklamalarda bulunurken bölgenin su ihtiyacına da vurgu yaparak dış havzalardan getirilmesi gereken su projesinin hayata geçirilmesinin gerektiğini söyledi.
Aksaray’ın en büyük STK’larında birisi olan Aksaray Ticaret Borsası başkanı Hamit Özkök Aksaray’ın tarım ve hayvancılığı için önemli açıklamalarda bulunurken bölgenin su ihtiyacına da vurgu yaparak dış havzalardan getirilmesi gereken su projesinin hayata geçirilmesinin gerektiğini söyledi.
Aksaray Ticaret Borsası Başkanı Hamit Özkök katıldığı “Söz konusu Aksaray” programında gazeteciler Nazmi Çalışkan ile Harun Atalay’ın konuğu oldu. Özkök programda bölgenin sorunuyla ilgili yaptığı açıklamada Aksaray tarımı ile hayvancılığının mazeret üretmeden su sorununun çözülmesi gerektiğine vurgu yaparak “Göreve geldiğimiz 2013 tarihinde işin ehli olan üniversiteler ile birlikte dış havzalardan su getirmek için çalışma yaptık. Yapılan çalışma raporlarını iki kez Cumhurbaşkanımıza bizzat ilettik. Cumhurbaşkanımız bu sorunun önemli olduğunu ve sorunun çözümü için dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Veysel Eroğlu’na talimat verdi.
Yapılan çalışmalar sonucunda Sayın Bakan çalışmanın startını verecekken 15 Temmuz ihanet süreci le görev değişiklikleri ve değişen süreç ile bu proje beklemeye alındı. Bu projenin hayata geçmesi için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Aksaray için kaybedecek vaktimiz yok” derken ekolojik yapının bozulması konusunda yapılan yorumlara da değinen başkan Özkök açıklamasının devamında; “Ekolojik denge de çok önemli. Ama bizim sadece bir tane alternatifimiz yok. Bu Kızılırmak havzasında geçtiğimiz kurak dört sene içerisinde sularda bir azalma oldu. Denildi ki bu sular bu tarafa gelirse ekolojik denge bozulur. Hayır, öyle bir şanslıyız ki bize, hatta Çoruh Nehri'ni bile çevirerek buraya akıtma şansımız var. Bu büyük bir proje. Şimdi denizi doldurarak havaalanı yapan iller var. Karadeniz'de denizi doldurarak üç ile havaalanı yapıldı. Yapılmayacak hiçbir şey yok. Ekolojik dengeyi de bozmadan yapabileceğimiz bir proje bunlar. Onun için bizim şehrimizin bir şeye ihtiyacı var. Birlik, beraberlik ruhuyla hareket etmeye ihtiyacı var. Bu şehirde biri sağa, biri sola çekerse maalesef bu işler olmaz. Ekolojik denge, menge, hava civa. Tarım ve hayvancılık şehir diyorsun. Bu şehir 430 bin hektar tarım alanında 350 bin hektar sunabilir arazi varlığı var. Bu şehrin olmazsa olmazı nedir? Tarım, sanayi, kültür turizm. Kültür turizmimiz işte Kapadokya'nın giriş kapısı olmamıza rağmen Nevşehir'e kaptırmış durumdayız. Organize sanayisine geldiğimizde, organize sanayide şu an itibariyle 686 tane fabrikamız var. 686 fabrikamızda takriben 10 bin civarında işçi çalışmakta. Çok önemli. Bizim için turizm de çok önemli, organize de çok önemli. Fakat organize sanayi diye gözümüzü çok büyütüyoruz. Ben size şöyle kısa bir açıklama yapayım. Bir organize sanayi ve bir fabrika yapabilmek için 40-50 milyon lira bir fabrika yapılarak içinde üretim yapılabilir. Tarımsal manada hizmet gören bu hayvancılıkla uğraşan ve yonca ticareti, işte yeşil bitkilerin ham madde ticaretini yapan insanlarımızın araç parkları sadece 50 milyon lira. Yani yatırdıkları yatırıma bak. Bu adamlar hayvancı ya da yoncacı, ismiyle geçiyor, öbür tarafta ki adamlar 40-50 milyon liraya yaptıkları işte organizede fabrikatör diye geçiyor. Tam tersi, şimdi işçiye istihdama baktığımızda organize sanayi de taş çatlasa 10 bin kişi çalışır, tarımsal alanda 430 bin herhalde 450 bin civarında şehrimizde nüfus var. Buranın yüzde 80'i yerinde istihdam ediyor. Hayvancılık ve tarımda istihdam yerinde istihdam. Adamı evinde istihdam ettiriyorsun, hem şehre gelmiyor hem de yerinde istihdam ediyor. Yani bu ne demek? Bana 150 bin kişiye yerinde istihdam sağlanıyor. Bu sektöre hizmet etmeyeceksin de hangi sektöre hizmet edeceksin? Ben işte bunun şuuruyla hareket ediyorum. Ben diyorum ki tarımsal manada hizmet gören, tarlaya tohumu attıktan sonra bizim borsanın görevi sofrada çatalını, ağzına götürene kadar bizim görevimiz devam etmekte. Bu manada çalışılması gerekiyor. Bunlar vizyon meselesi. Bu işleri yapabilmek çok önemli. Şehirle bütünleşmek çok önemli. Biz ne diyoruz tarımsal manada çalışan insanların ellerini öpüyorum. Ben onların yüreklerine kurban olayım. Çünkü bu memlekette üretim kesildiğinde biter. Hep birlikte bir pandemi dönemi geçirdik. Pandemi döneminde neye ihtiyacımız oldu? Makinaya ihtiyacımız yoktu. Benzine ihtiyacımız yoktu. Ama neye ihtiyacımız vardı? Gıdaya ihtiyacımız vardı. Artık bundan sonra, bugüne kadar dünyada savaşlar neler oldu? Petrol savaşları oldu, silah savaşları oldu ya da hakimiyet güç savaşları oldu. Ama bundan sonra gıda, gıdayı yöneten dünyaya yönetecek. Yani tarımı yöneten dünyaya yönetecek. Ben bu konuşmayı burada Aksaray'da Allah razı olsun sizlerin önünde konuşmuyorum. Bunu beni TOBB, gelenekle tarımsal manada hayvancılık manasında konuşma oldu mu beni konuşmacı olarak seçer. Cumhurbaşkanına ve gerekli bürokratların hepsine duyururum. Açık ve yürekle. Ben bundan sonra benim çekineceğim, kaçacağım hiçbir şey yok. İç Anadolu Bölgesinde yaşıyoruz. İç Anadolu bölgesi haritayı kafanızda açın bir canlandırın. Türkiye'nin omurgası oluşturur. Tam Türkiye'nin omurgasını oluşturur. Türkiye'nin bu omurgasını oluşturan İç Anadolu'nun da kalbinde Aksaray var. Bu Aksaray 11 bin yıllık geçmiş tarihiyle ilk buğday tarımı Aksaray'da vuku bulmuştur. İlk bakır demir ticareti Aksaray'da gerçekleşmiş. İlk beyin ameliyatı Aksaray'da gerçekleşmiş. Ben buradan herkese sesleniyorum. Kim olursa olsun, Aksaray'da herkes işini yapacak. Siyasetçisi de, vatandaşı da, bürokratı da, STK başkanları da kim olursa olsun. Bize kimse yalvarmıyor. Ben açık söyleyeyim. Bana kimse gel de ne olursun, sen gel bu borsayı böyle uçur demedi. Ben kendim istedim. Bana kimse yalvarmadı gel sen bizim vekilimiz ol, gel belediye başkanımız ol. Ne olursun sen olmazsan bu Aksaray olmaz demediler. Siyasetçilerimiz de meydana çıktılar. Arkadaş bana destek verirseniz ben şöyle yapacağım, Aksaray'ı hep birlikte amaca ulaştıracağız dediler. Ve Aksaray'da AK Parti'ye kucak kucak oy verdi. Allah razı olsun. Ama bunun karşılığını biz bugüne kadar göremedik. Bundan sonra inşallah Türkiye'deki yapılan yatırımların içerisinde olmayı, hedefimizin bir olduğunu şu anda herkes anladı. Şu anda valisiyle, belediye başkanıyla, siyasetçisiyle omuz veriyoruz. Ama zaman geçti. Ama önümüzde ki zaman geçti demeyeceğiz. Bundan sonra Aksaray hak ettiği yere oturması için ben buradan tekrar bir çağrı yapmak istiyorum. Birlik beraberlik ruhuyla Aksaray'ın inşallah gelecek yüzyılda ilk 10 il arasına girerek Türkiye'de bir marka haline, markalaşmış şehir haline gelmesini umut ediyorum. İnşallah bu hızla bir destek büyükşehir olma yolunda ilerliyoruz hızla. Yani bu heyecan var bizde. Bu heyecanla hep birlikte şehrimize değer katmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ben hiçbir zaman siyaset düşünmedim, bundan sonra da düşünmeyeceğim. Ama siyasetçilerin eksiklerini de söylemezsem ben vicdanen çok rahat söylüyorum. Herkes işini düzgün yapsın. Ben düzgün yapan insanı baş tacı, omuzlarımda taşırım. Ama düzgün yapmayan insanlara da arkadaş, ben bu saatten sonra eyvallah diyelim, herkese de yapılan hatayı yüzüne eleştiri yaparım. Kimseye saygısızlık yapmadan şu işin şöyle yapılması gerektiği bilincindeyim. Onun için ben bu çerçevede Aksaray'ın birlikteliğine ihtiyaç olduğunu her alanda vurguluyorum. Kimse vize yalvarmıyor. Biz hizmet için bu yola çıktık. Açıkçası bundan sonra da hizmetimize devam etmek istiyoruz” dedi.
İlginizi Çekebilir