LASSA
Aksaray
DOLAR38.7786
EURO43.8944
ALTIN4143.5
Ferda Bozkurt

Ferda Bozkurt

Mail: ferdabozkurt@gundemaksaray.com

EVLİ EVİNE KÖYLÜ KÖYÜNE

CHP, bir kurultayı daha geride bıraktı.

Kurultayların ortak değişmeyen bir sonucu vardır:

“Birlik beraberlik içinde güçlenerek çıktık!”.

Gerçekten işin özü öyle mi?

Son nokta konunca herkes kendi yaşamındaki gölgeli ve bulutlu hayat akışı ile mi karşı karşıya kalacaktır.

Ben yine de klasik dümen suyunun içinden başka bir görüş açısı yolu açmaya çalışayım.

Ama bu Kurultay hiçbir geçmiş kurultaylara benzemez.

Elbette geçmişte bugünü aratmayacak çok şeyler de olmadı değil.

Parti kapanmış, yeni bir düzen oluşmuş, partinin tekrar açılmasına müsaade edilmiş ve o bol köpürtülü heyecan yine yaşanmıştı.

Ve ortak görüş şu şekilde tecelli bulmuştu:

“Örgütlü dayanışmamız ve mücadelemizin sonunda partimiz tekrar açıktı!”.

Hiç te öyle olmamıştı aslında!

Düzen kurucular kapatın dedi kapatıldı, haydi yeter bu ceza dediler ve parti açıldı.

Ama bu kurultaydan önce yaşanmış olaylar vardır.

Bir kere başta İmamoğlu olmak üzere partinin onbeş seçilmiş belediye başkanı görevlerinden haksız bir şekilde uzaklaştırılmıştır.

İstanbul İl Başkanlığı iki başlı olmuş, düzen koruyucuları oraya bir yandaşı görevlendirmişti.

CHP ne yaptı?

“Kaderimse çekerim” diyerek ağlamadı.

Demokratik tüm haklarını kullandı Kurultay aşamasına kadar yüzlerce miting yaptı, toplantılar yaptı yani direndi, mücadele etti.

Bunun sonucu Genel Başkan yavaş yavaş lider olma kapısını araladı.

Ve kurultay bu gölgede yapıldı.

İşte tam bu yüzden bu kurultayın önemi çok büyüktür.

Kurultay oldu; bir süre daha kim ne oy aldı, kim seçildi furyası devam edecektir.

Ama bunun hiçbir önemi de olmayacaktır.

Bu gözler neler gördü neler…

İki isimi gündemimize alırsak ne dediğim daha iyi anlaşılır.

İhsan Özkes!

Bu muhterem hocamız kurultaydan ençok oy alarak Parti Meclisine seçildi, bu da yetmezmiş gibi bir de CHP listesinden milletvekili oldu.

Bu hocamız sonunda gemiyi ilk terk edenler kervanında Ödüllü Fare oldu.

Mehmet Ali Çelebi!

Peh peh peh…

Hem Ali hem Çelebi!

Bu arkadaş da liste delerek Parti Meclisi Üyesi oldu ve milletvekilliği de cilası oldu.

Nerede bu arkadaş?

“Ben de bu diyardan şaha giderim” diyerek ve yuvarlak dönüşünü yaparak AKP'nin serin sularına kendini attı.

Burada asıl sorgulanması gereken kim dersiniz?

En bilinçli kurultay delegesi değil mi!

Böylece kurultay delegesinin bilincinin karatasını öğrenmiş olduk.

Ders çıkardık mı?

Geçiniz bunları.

İşte bu ortamlarda nice Selvi Boylum Al Yazmalım seçildi!

Kaç kişiyi tanıyorsunuz veya aklınızda kaldı!

Akılda yine partinin tüm kahrını çeken parti emekçisinden başka.

Bu yazıyı yazarken aklıma Platon geldi.

“Zengin sınıfın alabildiğine zengin olma isteği sonucu demokratik düzene geçilmiştir” der Sevgili Platoncuğum…

Bu sefer yanılalım müsaade edersen ve senin bu kıymetli sözünü görmemezlikten gelelim.

Bu kurultay ve parti programı bize bir daha “Evli evine, köylü köyüne” tekerlemesini yaşatmasın.

Biz yine seli görmemezlikten gelme lüksünü yaşayarak kuma bakalım.

Partinin harcının temel taşı olan kuma.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar