AKSARAY
Giriş Tarihi : 21-09-2017 18:05   Güncelleme : 21-09-2017 18:05

Kaşlı’dan Suriyelilere sert eleştiri

MHP İl Başkanı Ramazan Kaşlı, hükümetin Suriyeliler Politikasını çok sert bir dille eleştirdi. Kaşlı, hükümetin suriyeliler politikası nedeniyle insanların kendileri ve çocukları için sürekli korku içerisinde olduklarının altını çizdi.

Kaşlı’dan Suriyelilere sert eleştiri

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Aksaray İl Başkanı Ramazan Kaşlı, yaptığı yazılı bir açıklama ile hükümetin Suriyeliler Politikası’nı sert bir dille eleştirdi. İnsanların Suriyeliler nedeniyle sürekli korku halinde olduklarının altını özellikle çizdiği açıklamasında MHP İl Başkanı Kaşlı şunları söyledi: “Saygıdeğer Aksaray’lılar, Değerli Basın Mensupları: Türk milleti vatansever ve misafirperverdir, evi yanan ya da yıkılan komşusunu açta bırakmaz açıkta da bırakmaz ancak nüfusuna da almaz. Aile düzeninin bozulacağını maddi ve manevi sıkıntı yaşayacağını bilir. Biz  Suriyelilere tabiki gönlümüzü açalım, ekmeğimizi paylaşalım, insani yardım ve desteğimizi muhattaplarına sunalım. Bunlara bir diyeceğimiz yok.

Ama onları vatandaşlık teklif etmek siyasi kaygıların ürünüdür. Telafisi imkansız bir şuursuzluktur. Madem Suriyelilere verilecek konutlar varsa bu milletin asil evlatlarından neden esirgenmiştir. Bu sebepten dolayı Suriyeli komşularımızı vatanlarında durum normale dönene kadar misafir de ederiz, ekmeğimizi de paylaşırız, ancak vatandaşlık verilmesine asla rıza gösteremeyiz. Hükümet üyelerinin açıklamalarına göre 3 milyon, gayri resmi rakamlara göre sayıları 5 milyonu bulan Suriye’lileri 1 öğünde sadece 1 lira ile karnını doyurduğunu düşünürseniz bunun milletimize maliyetinin boyutunuda görmüş olursunuz. Büyük çoğunluğu zaten geçim sıkıntısı çeken ailelerimizin üniversite bitirmiş her 4-5 gencinden biri iş beklerden, aş bulmaya çalışırken nitelikli Suriye’li aramanın adı nedir? Bunun yorumunu size bırakıyor ve yarısı ihtiyaç yarısıda rant için yapılan Toki konutlarında zaten çalışmayı sevmeyen Suriyeliler yan gelip yatarken kenar mahallelerimizde, köylerimizde penceresi camsız evlerde yırtık naylon ayakkabılarıyla analar, kara lastik ayakkabılarıyla babalar evlatlarının tabutuna sarılırken size haklarını helal etmezler.

Ülkemizde ve İlimizde Afgan uyruklu mülteciler tarlada, bahçede, küçük ölçekli fabrikalarda, hayvan mandıralarında çalışarak veya çobanlık yaparak alın terleriyle ekmeklerini kazanırken Suriye’liler cami önlerinde, şehirler arası devlet karayolu kenarlarında, parkda, bahçede, kabristanda, piknik alanlarında, AVM önlerinde vs. dilenerek, insanları rahatsız ederek, zaman zaman hırsızlık, gasp, yankesicilik yaparak hazır bir hayat sürdürmenin gayreti içinde olup asayişi olumsuz yönde etkilemekte, haliyle insanlarımızı rahatsız ve tedirgin etmektedirler.

Bayram nedeniyle 100 binin üzerinde Suriyeli ülkesine gitti. Döndü diyemiyoruz çünkü bir süre sonra Türkiye’ye geri gelecekler. Hatta bunun için özel prosedürler belgeler de hazırlandı. Yani Suriye’ye değil ama Türkiye’ye 100 binin üzerinde bir geri dönüş söz konusu. Belki buna “hadi sen de gel orada ekmek elden su gölden” sözleriyle heveslenen yenileri de eklenebilir. Açıkçası ilk bakışta oldukça insani görünen bu gidip-gelmeler aslında anlaşılması zor ve hatta uluslararası hukuk açısından da sorunlu bir durum. Dolayısıyla da bilmece gibi sorular yumağı oluşturan bir hareketlilik. Örneğin bu insanlar ülkelerindeki savaştan kaçıp Türkiye’ye sığındılar şimdi gidebiliyorlarsa güvenlik sorunu ortadan kalktı anlamına gelmez mi? Ya da şu anda 3 milyon 600 bin Suriyeli’ye kucak açan ve bugüne kadar kendi kaynaklarıyla onlara 30 milyar dolarlık destek veren Türkiye can güvenliği sorunu kalktıysa gidenlere “geri almıyorum” diyemez mi? Dahası bu hareketlilik Türkiye’deki milyonlarca Suriyeliyle de vedalaşma zamanının yaklaştığı ya da geldiği olarak yorumlanamaz mı?

Ayrıca; 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılının başlaması nedeniyle halkımızda sırf bu Suriye’lerin ülke ve ilimiz genelinde daha önceki karışmış oldukları olaylar göz önüne alındığında; öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz korku ve endişe içinde okula gidiş-geliş yapmaktadırlar.

Bu duruma Mülki makamlarımızın ve emniyet güçlerimizin mutlaka çözümler üreterek yeterli tedbirler alınması gerekmektedir.”.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
BİYOGRAFİ
ARŞİV ARAMA