Aksaray
DOLAR38.7786
EURO43.8944
ALTIN4143.5
Ferda Bozkurt

Ferda Bozkurt

Mail: ferdabozkurt@gundemaksaray.com

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ…

Bir Varmış Bir Yokmuş diye başlar tüm masallar.

Bu tür masallar bizim gibi Üçüncü Dünya Ülkelerinde en sığındığımız bir siperdir adeta.

Coğrafya kader mi değil mi? tartışması çok yapıldı. Ama bir insanın yaşadığı bölge çevresi insanı hiç etkilemez dersek biraz gerçekle bağdaşmaz.

Bir Varmış Bir Yokmuş Hem Varmış Hem Yokmuş.

Tıpkı yaşadığımız coğrafya gibi bizi yöneten liderler de sanki bize yapışmış, bizim kaderimiz olmuş neredeyse.

Bizim gibi toplumlarda lider çok önemlidir!

O hepimiz adına hep düşünür, hep çözüm üretmeyi ondan bekleriz.

Lidere köle efendi kıvamında bağlı olmak çok sağlam partili olarak anılmamıza sebep olur.

O zaman liderlerin özelliklerine bakmada yarar vardır.

Aslında bizim özeliklerimizin yansımasıdır liderler ama olsun biz herşeyimizi, irademizi ona emanet ederiz.

Onun gibi durur, onun gibi yürür, onun gibi giyinir, hatta onun gibi düşünürüz.

Ters düşünmek, lideri eleştirmek itaatsizlik sayılır!

Çünkü biz tüm benliğimizi, özellikle siyasi tercihlerimizi ona emanet etmişizdir.

Liderler bugün beyaz dediklerine yarın siyah derse o zaman ne olur?

Haydi lideri geçtik, ona kayıtsız şartsız teslim olan birisinin hangi psikolojik travma içinde olduğunu çok merak ederim.

Bu kişileri sosyolojik olarak analiz etmeye çalışırım ve sonunda hiçbir veri tabanına uymadığına şahit olurum.

O zaman nasıl bir lider tipleri vardır siyaset biliminde?

Otoriter, demokratik, karizmatik bunlardan hangisi bize uyar!

Ortak tercihimiz Demokratik Lider tipi olur çoğunlukta.

Çok partili dönemde en demokratik lider diye Ecevit bilinir.

Ama DSP’nin bir kurultayında bir milletvekili aday oldu sen partinin üyesi değilsin diye salondan çıkarıldı.

Düşünebiliyormusunuz partinin Milletvekiline sen bu partinin üyesi değilsin demenin nasıl bir akıl tutulması olduğunu.

Bize kala kala en uygunu Otoriter liderlik kaldı ki zaten de olan bu değil mi?

En eski liderlik türü olarak bilinir siyasi literatürde.

Max Weber otorite tiplerini açıklarken bu tipler içerisinde liderlik anlayışını da ortaya koymuştur.

Weber otorite tiplerini açıklamada çıkış noktası olarak “meşrutiyet” ölçüsünü temel almıştır.

Otoriteyi elinde bulunduran lider zaman içerisinde kendini efendi, halkı da köle olarak görmeye başlar.

Bu algıyı kendinde ve çevresinde gören lider bugün siyah dediği şeye yarın rahatlıkla beyaz diyebilir.

Sayın Bahçeli’nin son günlerde kendine bile ters olan çıkışını nasıl okumamız gerekir!

Ben bundan ziyade Bahçeli’nin 1999 da asılsın 2025 de N'asılsın demesini tabanında nasıl karşılandığı!

Tabanın büyük bir kısmının “Liderin bir bildiği vardır kıvamında” yaklaştığı bir gerçektir.

Toplum olarak beş aşağı beş yukarı aynı düşünürüz ve lidere toz kondurmayız.

O zaman da bırakın Lider istediği gibi düşünsün…

Bizler de; “Bir Varmış Hem Varmış Hem Yokmuş” gibi masal dinlemeye devam edelim.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar