Aksaray
DOLAR38.7786
EURO43.8944
ALTIN4143.5
Ferda Bozkurt

Ferda Bozkurt

Mail: [email protected]

“ÇAYCI GÜRSEL”

“Bahçıvan torunundan lider mi olur Çaycı Gürsel” tartışması partiiçi tartışmaya yeni bir yaklaşım getirdi.

Daha doğrusu bu tür küçümseme, üstten bakma, elit, seçkinci görüşü partiiçi tartışma vesilesi ile suyun yüzüne çıktı.

Bana göre partinin sosyolojik tanımı, duruşu bakımından en önemli tartışma kodlarıdır.

“Çaycı Gürsel” ifadesinin; arkasındaki “nasıl zengin oldu” sorusundan çok daha derin bir küçümseme ve üstten bakış barındırdığına dair derin şüphelerim vardır.

Bu durum dil sosyolojisi ve toplumsal sınıfların algılanış biçimiyle doğrudan ilişkilidir.

Elbette CHP bir sınıfsal parti değildir ama Kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyet İlkesine de ters düşer.

“Çaycı Gürsel” yaklaşımını yapanlar “nasıl zengin oldu” sorgusundan çok küçümsemeci bir tavır yatar.

Çünkü Gürsel Tekin'e böyle diyenler “Çaycı Gürsel” misali etrafındaki zengin olana bir şey demiyorsan bunu biraz sorgulamadan çok küçümseme olarak görürüm.

Parti içinde ve yakınlarımızda bu denkte zenginleşen yok mu?

Siyasi/ticari birliktelik yapan yok mu?

Bunlara bir kelime bile laf etmeyeceksin ama “Çaycı Gürsel” çıkışını yapacaksın!

Çok zekiyiz ya hemen şu algı oluşur: “Ne yani Gürsel'imi savunuyorsun”

Savunsam derim yaptıkları duruşu söylemi yanlış ben olaylara başka bir pencereden bakıyorum.

CHP'nin ilkelerinden her ne kadar bir tanesi Halkçılık olsa da bunu kimse tınlamaz.

Halkçılığı, halkın iş yerine uğrayıp nasılsın demek olduğunu sanandan tutun, Halkçılığı gariban, eli boş, avare topluluğu sananlar da yok değildir.

Aslını merak edenler Altıok’un ne demek olduğuna bakar öğrenirler.

Benim bakış açım; yıllarca bu partinin içinde kendini seçkinci, elit, jakoben gören bir kesim hep olmuştur veya kendilerini öyle satmışlardır.

Parti bir sınıfın partisi değil dedik ama belli bir zümrenin de uğrak yeri değildir.

Bu tür tartışma parti içinde su yüzüne çıkmadan hep vardır hep tartışılmıştır.

Ama son iki olay “Çaycı Gürsel” ve “bahçıvan torunu” bu tartışmaya yeni bir boyut kazandırmıştır.

“Bahçıvan torunundan genel başkan mı olur?” yaklaşımı modern demokrasilerin en temel ilkelerinden biri olan “fırsat eşitliği” ilkesine taban tabana zıttır.

Bu sözler Cumhuriyetin özü olan “kimsesizlerin kimsesi olma” iddiasıyla çelişen, kast sistemine benzer kapalı bir egemen sınıf özleminin dışavurumu olarak okunmaya oldukça müsaittir.

Cumhuriyet Projesi, monarşiyi ve tebaayı yıkarak eşit vatandaşlığı korumayı amaçlamıştır.

Projenin en büyük başarısı, Anadolu'nun ücra bir köyünden çıkan öğretmenin, memurun ya da işçinin çocuğunun devletin en üst kademelerine gelebilmesini sağlamaktır.

Köy Enstitülerini açarak köy çocuğunun okumasının önünü açmıştır Cumhuriyet.

Ancak zamanla kurucu partide Faik Öztrak gibi yöneticilerin “statükoyu koruma” eğilimi ağır basmıştır.

Bu durum partinin toplumsal tabandan ve sokağın gerçeklerinden kopmasına, dolaysıyla halk nezdinde ‘Halkçılık İlkesi’nin zedelenmesine yol açmıştır.

Tartışmada geçen ifadeler bu tarihsel çelişkinin parti içi güç mücadelelerinde nasıl bir silaha dönüştüğünün net bir ifadesidir.

Bal gibi de emekli bir öğretmenin çocuğu Genel Başkan olur sayın Faik Öztrak!

Kendin gibi soy adında bir göndermeye dayanıyor hiçbir varlık göstermeden aile boyu tek partiden tutun da günümüze kadar hep vekil oldunuz yönetici oldunuz.

‘Çaycı Gürsel” diyenlerin derdi keşke zenginliğin temelini sorgulamak olsa, onların nezdinde “çaycıdan zengin mi olur canım. Zengin, olsa olsa zenginden olur” beklentisi içerisinde.

Gürsel’in nasıl zengin olduğunu sorgulamak işini keşke daha önce yapsaydınız daha mantıklı olurdu.

CHP nin asıl sorunu bu Monşer ve Jakoben takımının halkı küçümseme, elit ve seçkin takılma özentileri.

Beni düşündüren kısmı da horlanan kesimin horlayan kesime daha sempatik bakması.

Çaycı kadar diğer şüpheli zenginlikler de sorgulanabilse keşke...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar