Duvar yazıları Kent Kamusal Alanının gayri resmi edebiyat alanıdır.
Bir şehrin duvarları aslında o kentin bilinçaltı gibidir.
Duvar, tarih boyunca gücü elinde tutmayanların, sansüre uğrayanların ya da sesini duyuramayanların en direkt ve anonim kürsüsü olmuştur.
Duvar yazıları genellikle hep baskı altında tutulan düzen muhalefetlerinin düşüncelerini yansıtan bir alan olmuştur.
Ama son günlerde CHP içindeki istifalar sonucu kendi parti binasına yazı yazmak erkek tuvaletine sevgilisine mesaj gönderen ileri zeka sahipleri ile aynı paralele düşmüştür.
Bu yazıları bir nefretin tecelli bulmuş hali ile değerlendirenlere bir şey hatırlatmak gerekmez mi!
Tamam anladık KK (Kemal Kılıçdaroğlu)partiye ihanet etmiş ama burada bir sorun var.
Son butlan olayına kadar KK nın yapmış oldukları “hainliklere” herkes ortak değilmiydi?
Bu insanlar KK nın yapmış oldukları yanlışları eleştirenlere; “Kemal Beyi eleştirenlerin altından saray çıkar” diyorlardı.
Eleştiri olmalı, yanlışlıklar dile getirilmeli ama bu amigo ruhu ile değil baştan sona kadar kim kimle hata yaptıysa o dile getirilsin ki o hatalar tekrarlanmasın.
Malatya CHP İl Binasına KK nın resminin üzerine çarpı atanlar hangi duygularla o çarpıyı attı. Çorum, Maraş olaylarına bir benzetme yaparak eli kanlı faşistlerin Alevi vatandaşların evlerini çarpı işareti ile işaretlenmesinde ki bu benzerlik neye, nasıl cevap veriyor.
CHP Akçaabat Örgütünün Özgür Özel’i karşılama mitinginde açmış olduğu “Biz yakarsak söndüremezsiniz” pankartının Madımak Olaylarını hatırlatmasının arkasında ne var?
İşin en acı tarafı Özgür Beyin bu pankartı taşıyanları kınaması yerine bu gibi pankartlar bize zarar verir demesi tam da bir esnaf mantığı!
Siyaset adamı olayları kar/ zarar mantığı ile değil siyasi olarak yorumlar. Yani o pankart tutsaydı çok mu kar edecektiniz?
Bu iki olaylar, sosyal medyada hakaretlerin havada uçuştuğu bu manzara kabul edilir gibi değil. O pankartı taşıyanlarla resmin üzerine Maraş Olayları üzerinden mesaj vermeye çalışanlarla benim yerim yan yana olamaz.
Partinin içini boşaltıp sağcılık seviciliği yapıp EKMELEDİNİ aday yapan, Helallik peşinde koşanlarla da benim işim olamaz.
İyi ki bu olaylar olmuş diyesim geliyor çünkü bunlar yaşanmasa içimizdeki bu ırkçı faşist feodal artıklarını tanımayacaktım.
Ne yaparsanız yapın bundan sonra zerre kadar beni ilgilendirmeyecek bir seviyedesiniz.









Yorum Yazın