Hak arama özgürlüğü modern hukuk devletlerinin ve toplumsal vicdanın en temel sütunlarından biridir.
Ancak bu ulvi kavram bazen bireysel hırsların ve kötü yönetimlerin elinde oyuncak oluyor.
Emeklinin içinde bulunduğu bu vahim durum ise hiç kimse kusura bakmasın ama bu kasaba siyasetçilerinin eseridir.
İktidarı da, muhalefeti de kendi sorumluluk alanı içerisinde sorumludur.
Ne zaman bir seçim olsa erken emeklilik gündeme gelir, 45 yaşında emekli olmak için oy avcılarının oyuncağı oluruz. Ama bu işten de kendi payımıza kazanç elde ettiğimiz için yarını düşünmeden kış uykusuna dalarız.
Her bayram yaklaşırken halk dalkavukçusu medya ve siyasilerimiz bayram ikramiyesinin kaç lira olacağını dümenden tartışır.
Sanki emekli hayır kurumu!
Önce şu konuda bir anlaşalım:
Hak edilmeyen hakkın arama mücadelesi şeklini alan bu yaklaşım, bir kişi veya gurup, hak etmediği bir şeyi “mücadele” adı altında gerçek hak elde edenlerin hakkını gasp ettiğini biliyor mu?
2026 Yılı başı itibarıyla Türkiye'de SGK verilerine göre toplam emekli ve hak sahibi sayısı 17,7 Milyon kişi.
Bu sayının yaklaşık 12 Milyondan fazlası EYT Düzenlemesinin sonucu.
Yine SGK'nın 2025 verilerine göre Türkiye'de Zonguldak, Sinop, Balıkesir'de emekli sayısı çalışanların sayısını geçmiş.
Avrupa’da dört çalışana iki emekli düştüğünü görürsek bu tablo çok tehlikeli.
Haksız yere emekli olanlar, bir traktör pancar satıp emekli olanlar, kırk yaşında emekli olanlar, erken (EYT) emekli olanlar, yurt dışında çalışıp parayı bastırıp emekli olanlar hiç kusura bakmayın sizler hak etmediğiniz bir hakkın mücadelesini veriyorsunuz.
25 yıl prim ödeyip emekli olanlarla sizin aranızdaki en babayiğit fark 1500 TL.
Bu ayıp, günah ve ahlaken hiç de hak edilmiş bir hak değildir.
Peki bunu yapan kim?
Kasaba siyasetçilerimiz.
TBMM nin değerli üyelerine soruyorum; “Bilfiil 25 yıl pirim yatıranla bir kamyon pancar satan emekli aynı parayı mı?”.
Alırsa bu nasıl bir adalet, bu nasıl bir vicdan.
Yeniden oy devşirmek için çıkıyorsunuz TV lere utanmadan sadaka dağıtır gibi bayram ikramiyesi şu olsun diye dümenden konuşma yapıyorsunuz.
Kardeşim bana bayram ikramiyesi vermeyin.
Hakkım neyse onun karşılığını verin.
Yıllarca bir oy uğruna bu millete haksız kazancın, hırsızlığın o kadar da kötü olmadığını siz öğrettiniz.
Haksız yere emekli olanlar sizde siyasetçilerin bu hikayesinden yararlanıp haksız yere emekli oldunuz.
Hak arama mücadelesi ancak temeli doğruluk ve hakikat üzerine kurulduğunda onurlu eylemdir. Kendi sınırlarını bilmeyen, başkasının emeği üzerinde hak iddia eden veya haksız taleplerde bulunan her mücadele, mücadele değildir.
Gerçek bir vatandaşlık bilinci sadece haklarımızı bilmeyi değil, aynı zamanda neyin hakkımız olmadığını idrak etmeyi de gerektirir.
Unutulmamalıdır ki; haksız bir kazanç için verilen mücadele kazanılsa bile, bu zafer vicdan ve toplumsal huzur nezdinde daima bir mağlubiyet olarak kalacaktır.
Yani bana sadaka verir gibi bayramlarda ikramiye verme.
Onun yerine benim hakkım olan emeklilik hakkımın adaletli bir şekilde karşılığını ver.




Yorum Yazın