BES-ER tarafından açıklanan Şubat 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması kamu emekçilerinin geçim koşullarındaki ağırlaşmayı ortaya koydu.
Açlık sınırı ve yoksulluk sınırı arasındaki fark büyürken, gıda giderleri ile birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamaların toplamını ifade eden yoksulluk sınırı 105 Bin TL. olarak kaydedildi.
Bu bilimsel bir veri araştırması sonucu elbette ama bize işlemez!
Sınırmış, araştırmaymış bu tür işler bizi bağlamaz.
Enflasyon açıklaması çarşı pazarda nasıl, Devletin açıkladığı rakam nasıl!
Devleti yöneten bilmiyor sanki bizleri bu araştırmaların bağlamayacağını.
“Nasıl oluyor bu canım” seslerini duyar gibi oluyorum.
Biz 20 Bin TL ye şükür diyen bir milletiz. Şükür lafını hemen bir dini jargona bağlamayın biz o anlamda şükür etmiyoruz.
Hiçbir pirim ödemeden emekli olduk onun için 20 Bin TL. ye şükür ediyoruz.
Yine bizi evrensellik, bilim, araştırma gibi lüzumsuz veriler hiç ırgalamaz.
Neden mi?
Yoksulluk sınırı 105 Bin olmuş ya bırakın yoksulluğu biz bu parayı ayda harcasak kendimizi zengin sanırız ve binlerce şükür ederiz.
Yine bizim üzerimize yapışmış bir laf var ya, Putin bir zamanlar şöyle demişti:
“Türkiye'de bir dairesi ve Şahin Marka arabası olan kendini Kapitalist sanıyor.”
Doğru Putin’de zırvalamış Kapitalizmin ne olduğunu sanki bizim ahalimiz bilmiyor gibi.
Ben hep merak ederim 100 Bin Lira yoksulluk sınırı açıklamasını!
Akşam çakma marka eşofmanı ile televizyon izleyen halkımız ne düşünür?
Düşünmek mi?
Bırak kardeşim bu işleri ben kafamı o tür zararlı şeylerle mi dolduracağım cevabını alınca Putin haklı söylemiş oluyor zaten.
Bu yüzdendir ki bizim ülkemizde siyasetçiler çok rahatlar hiç zahmet çekmezler.
Ahalimizi çeşitli guruplara ayırmış ne verirsen mideye indiriyorlar böyle halkı nereden bulacaksın yönet yönetebildiğin kadar.
Evrenselliğin kısaca tanımı; anlayış düzleminde hem bilgi hem de siyasal alanlarda genelgeçer ilkelerin var olduğunu öne süren ve bu ilkelerin her yerde mutlak geçerliliğini savunan bir anlayış biçimidir.
Vallahi halkımız haklı bu tarz tanımlar ne bize benziyor ne bizi bağlar.
Adamlar beş seçim dönemidir bize “tren masalı” anlatır biz de hala o trenin içinden başka trenlere bakarız.
Açlık sınırı 100 Bin Lira olmuş geçin bunları beyler biz kendi yoksulluğumuzu zenginiz diye inandırmışken bu hain fikirleri kimse bizim kafamıza sokamaz.
Çünkü kafamız doğuştan dolu haydi başka pazara…









Yorum Yazın