Aksaray
DOLAR38.7786
EURO43.8944
ALTIN4143.5
Ferda Bozkurt

Ferda Bozkurt

Mail: [email protected]

İLETİŞİMSEL EYLEM

Alman Filozof Habermas, demokrasinin sağlıklı işleyebilmesi için "iletişimsel eylem" adını verdiği bir kavram ileri sürer.

Yani insanların ön yargısız, rasyonel ve birbirini gerçekten dinleyerek kamusal alanda tartışabilmesi gerekir.

İnsanlar siyasi tercihlerini rasyonel bir muhasebeyle değil; aidiyet hissiyle, korkuyla veya manipüle edilmiş algılarla yapar.

Bugün daha net görüldü ki bırakın partiler arası iletişimi aynı partinin üyeleri arasında bile bir kopukluk bir uçurumun olduğu görüşmüştür.

Muhalefeti Antidemokratik zemin üzerinden kıskaca almaya çalışan iktidar bununla da yetinmeyerek Butlan, yolsuzluk, usulsüzlük soruşturmaları ile kıskaca alıyor.

Yolsuzluğu kim yaptıysa yargı önünde hesap versin ama eşit bir şekilde, sadece muhalif belediyeler değil.

Bunun da yetmediğini gören iktidar Güvenlik Politikaları, beka üzerinden muhalefeti rehin almak yolunu seçmiştir.

Dış politikada her gerilim, iç siyasette muhalefetin önüne bir samimiyet testi olarak konuluyor.

İktidar; güvenlik bütçelerini ve askeri operasyonları öne sürerek muhalefeti şu ikileme zorluyor:

  • Ya iktidarın arkasında hizalanıp kendi muhalif kimliğini eriteceksin, ya da karşı çıkıp terör sevicilikle veya devletin çıkarlarına ihanet etmekle suçlanacaksın.

Tek dert, ne pahasına olursa olsun sonraki seçimi garantilemek.

Devletin tüm kurumları, dış politikası ve yargı mekanizması iktidar blokunun seçim strateji merkezine dönüşmüş durumda.

Muhalefeti Milli Güvenlik ve yerlilik ekseninde vurmaya çalışan iktidar muhalefeti bakın neyle suçluyor!

Özgür Özel’in Türkiye’yi yabancı devletlere şikayet ediyor dediği yer Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi.

Nedir bu meclisin görevi: Üye devletler arasında demokrasi ve adaleti pekiştirmek.

Bu mecliste Türkiye 18 asıl 18 yedek milletvekili ile temsil edilmektedir. Milletvekillerin dağılımında da her partiden vekil bulunmaktadır.

Bir başka konu da AHİM’e (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) katılma bizim Meclis kararı ile olmuş, hatta Anayasamızın bir maddesi “AHİM KARARLARINA UYMAK ANAYASAL BİR GÖREVDİR” der.

Geçmişte AHİM'e kimler başvurmuş:

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan bugün her ne kadar AHİM Kararları için “bizi bağlamaz, karşı hamlemizi yapar işi bitiririz” dese de siyasi varlığını korumak ve önündeki engelleri aşmak için geçmişte AHİM'e tam üç kez başvurmuştur.

2003’te Başbakan olduktan sonra bu başvuruları geri çekmiştir.

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve ailesi uluslararası mekanizmaları çok aktif kullandı.

Hayrünnisa Gül'ün Türban Davası, Cumhuriyet Gazetesi davası.

Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olunca davaları geri çekmesine rağmen AHİM, süreci devam ettirdi. Türkiye'yi ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesi ile mahkum etti.

Şimdi bu konu sayfalar dolusu sosyolojik ve siyaset bilimi açısından analiz ister. Kendine hak gördüğün bir olayı başkasına hak görmemek tam da bir Üçüncü Dünya Vakasıdır.

Tüm bu karşı imha operasyonuna karşı muhalefet ne yapıyor hergün akşam izliyoruz.

Bu konular muhalefetin iç sorunu ile geçiştirilemez çünkü bu bir imha operasyonudur.

Siyaset bilimi der ki; En tehlikeli rakip, potansiyeli en yüksek olandır.

Ekrem İmamoğlu gibi popüler figürlerin siyasi yasak davalarıyla gölgelenmesi, aslında sandık kurulmadan önce sahayı temizleme stratejisinin bir parçası.

Rakibinizi sandıkta yenmek risklidir; ama onun sahaya çıkmasını engellemek ya da onu sürekli savunma pozisyonunda tutmak kesin sonuç verir.

Şu tarihin cilvesine bakarmısınız!

Bir zamanlar Sayın Cumhurbaşkanına da ders kitaplarında okutulan bir şiiri okudu diye siyasi yasak getirilmişti.

Aradan yıllar geçti yine aynı yol aynı tarz.

Bu çorak Anadolu’da demokrasi, adalet, hak eşitlik ne kadar da Anadolu’nun çorak haline benziyor.

Gelin birbirimizi kırmadan, incitmeden her konuyu tartışalım iletişim halinde olalım.

Belki birgün bu çorak Anadolu yeşile dönüşür kimbilir…

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar