Tüm politikacıların ağzında dolaşan, fakat daha bir güzide politikacımızda dahi görmediğimiz durumda dönülen yer.
Türkiye tarihinde her dönemde birçok siyasetçi tarafından dile getirilmiş olsa da fiili olarak şimdiye kadar herhangi bir siyasi parti tarafından uygulanmamıştır.
Ama az da olsa Türkiye Tarihinde buna benzer örnekler vardır.
TBMM'nin kurulmasından önce Sine-i Millete Dönüş Hareketi Mustafa Kemal tarafından gerçekleştirilmiştir.
Vahdettin yönetimi tarafından 9. Ordu Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal, 9 Temmuz 1919 Tarihinde İstanbul'dan gelen bir telgrafla görevden alınmıştır.
Görevden azledilmesine karşılık olarak Mustafa Kemal'de askerlikten ve ordudaki tüm görevlerinden istifa etmiş ve rütbesiz sivil olarak çalışmalarına devam etme kararı almıştır.
Yaşanan bu olay Sine-i Millete Dönüş olarak yorumlanmaktadır.
Sine-i Millete dönmeyi fiili olarak günümüze dek gerçekleştiren tek kişi 1989'da Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi sonrası Milletvekilliği görevinden istifa eden DYP üyesi Murat Sökmenoğlu'dur.
Sine-i Millet, siyasi temsilcilerin meşrutiyetini yitirdiğine inandıkları ortamda hiçbir çalışma alanı olmadığı bir ortamda iktidarı protesto etmek için halka gitme, halkla beraber iktidar mücadelesi alanıdır. Ama nedense koltuk sahipleri son kertede bunu pek uygulamazlar.
Sine-i Millete dönelim diyenlere (bunu da genellikle hiçbir koltuğu olmayanlar dile getirir) “ne yani iktidarın ekmeğine yağ mı sürelim temsil ettiğimiz mevkileri iktidara mı verelim” gibi kaçamak cevapla yetinirler.
Arkası yarın dizisi gibi CHP’ye yapılan siyasi operasyonları medyadan izliyoruz.
Muhalefet ne yapıyor; miting yapıyor!
İyi de yapıyor çünkü bu işler o kadar kolay değildir.
CHP elindeki tüm demokratik yöntemleri devreye sokuyor yine olmuyor.
İç barışa destek veriyor akşam bir belediye başkanı tutuklanıyor.
İmamoğlu'nun iddianamesini hazırlayan savcı Adalet Bakanı olarak atanıyor.
Tüm bu siyasi operasyonlara karşı CHP'nin yapacağı tek şey siyasi bir eylem olarak Sine-i Millete gitmek.
Yapabilir mi, yapamaz mı bilemem ama biraz fizyonomi becerim var ve buna göre bu kadrolar hiçbir şey yapamaz.
Hz. İsa misali bir yanağına tokat vuranlara öbür yanağını gösterirsen bu işler olmaz.
İktidar da sizlerin o koltukları bırakamayacağınızı çok iyi biliyor.




Yorum Yazın