Epeydir yazıp çizmeyince dinleyecek çok şey çıkıyor.
Gündem de çok hızlı değişiyor insan takip etmekte zorlanıyor.
Fakirlik İlmuhaberinden Mutlak Butlan’a kamuoyunu meşgul edecek pek çok konu üstüste geliyor.
Ama bu tür önemli konular birbirini birden unutturmuyor.
Dışarıda konuşulan, kolay unutulmayan konulardan birisi de STK Seçimleri.
Esnaf Odaları seçiminde çıkan sonuç (sürpriz deniliyor ama bana göre öyle değil) halen gündemden düşmeyen konulardan birisi.
Çünkü bundan sonra Borsa, Ticaret Odası ve diğer STK ların seçimleri de var.
STK lara üye olup ta oy kullanacaklar her geçen gün daha da bilinçleniyor.
Hangi STK nın hizmet için,
Hangi STK nın rant için kullanıldığını her geçen gün daha net biçimde gözlemleyebiliyorlar.
Rantın çok büyük olduğu bazı STK ların oluşturulan yönetimlerinin o STK nın tüzüğüne ve kuruluş amacına hizmet etmekten çok uzak isimlerden oluşturulduğunu gözlemledikçe de,
Artık STK ları kullanma amaçlı yönetimlere gelenlerin amaçlarının hizmet değil başka şeyler olduğunu da daha net farkediyorlar.
Örneğin şirketleri büyütmek, Aksaray Ekonomisine yapacakları katkıları artırmak, başta istihdam olmak üzere ticareti büyütmek amacı olması gereken bir STK da oluşturulan yönetimin pek çoğunun hiç istihdam sağlamayan ya da yüzlerce istihdam sağlayan kuruluş temsilcileri yerine 3 bilemedin 5 kişilik istihdam sahibi kişilerden oluşturulması ister istemez insanları sorgulamaya yöneltiyor.
Amacı Aksaray’ın hayvancılığını, tarımını ve diğer başka konularını destekleyerek teşvik etmesi gereken STK ların amacından uzak işlerle uğraşması artık insanların gözünden kaçmıyor.
Üstelik kuruluş amaçlarına aykırı oluşturulan yönetimler şehre katkı sağlamak yerine tam aksine şehrin ticaret olarak büyümesine engel olmakla kalmayıp,
Şehre artı değer sağlayan diğer STK ları da tabiri caizse yavaşlatma çalışıyorlar.
Gazeteciliğe başladığım günden bu yana gelişmek, büyümek isteyen şehirler için STK ların hayati önem taşıdığını çok kez yazdım.
Bizim özellikle vurguladığımız şeyleri yakın zamana kadar o STK ların üyeleri bir türlü farkedemedi ya da görmek istemedi.
Başında oldukları kendi kuruluşlarına faydaları olmayanların başka kuruluşlara açık ya da gizli müdahalelerini de sanki matah bir şeymiş gibi benimsemekten keyif aldılar yakın zamana kadar.
Ama artık yavaş yavaş insanların kuruluşlarını ciddi biçimde (şimdilik kendi aralarında olsa bile) sorguladıkları görmeye başlamak inan beni umutlandırıyor.
Yani sözün özü;
Bu şehir artık;
Tencere Dibin Benden Kara anlayışından sıyrılmaya başlayacak gibi görünüyor.









Yorum Yazın