Aksaray
DOLAR38.7786
EURO43.8944
ALTIN4143.5
Ferda Bozkurt

Ferda Bozkurt

Mail: ferdabozkurt@gundemaksaray.com

VAROLUŞ TARZI

Varoluşçu felsefenin temel aldığı “var olma” insanın kendini tanıma, bilme meselesi insanlık tarihi kadar eski olup, kendini Farklı boyutlarda güncelleyen bir konudur.

İnsanlık yaşamı boyunca düzgün insan olmak ve düzgün toplum olmak için çok uğraş vermişlerdir.

Herkes hata yapar ama bu hatalardan ders çıkarır ve çıkarmalı ki bir daha hata yapmasın.

Kendi varoluş biçimini başkalarına ipotek eden toplumlar “gelene ağam gidene paşam” deme gönüllülüğüne sahiptir.

Siyasette insan uğraşının bir sonucu olduğuna göre başkalarını suçlamadan önce kendi eylemlerini gözden geçirmeyi salık verir.

Kendini tanıma, kendini sorgulama yani varoluş seyrini bilen toplumlar da buna paralel uygarlık ve demokrasi alanında başarılı olmuşlardır.

İktidar tüm bu yaklaşımların dışında kalarak, rakiplerini sindirerek ayakta kalmaya çalışıyor.

İç siyaset bir sürü sorunlar varken yeni yeni buluşlar, düşmanlıklar yaratarak toplumu başka konularla meşgul ediyor.

Günlerce, aylarca seçilmiş belediye başkanlarının hiçbir etik kuralı tanımadan görevden alınmaları televizyonlarda eli çubuklu kendini bir şey sanan insanlarla gündemi meşgul ediyor.

Aziz İhsan Aktaş’ın; “geldi, gitti, uçtu, şunu dedi, bunu dedi” laflarla kamuoyu aylarca meşgul ediliyor.

Aziz İhsan Aktaş son 15 Yılda 594 ihale almış.

Aldığı ihalelerin 121'i CHP'li Belediyelerden, 437'i si AKP'li Belediyelerden geri kalan ihaleler Genelkurmaydan tutun da Yargıtay, Üniversiteler olmak üzere devlet kuruluşlarından.

Bir insan düşünün akşam televizyonun başında oturuyor çakma pijaması ile çayını yudumlarken haberleri izliyor!

O insan şu soruyu sormaz mı?

“Tamam da bu adam bir CHP'li belediyelere mi rüşvet vermiş? Diğerlerine hiç mi bir şey vermemiş? Rüşvet alan kadar rüşvet veren de suçlu değil mi?”.

Suçlu…

O zaman bu adam niye koruma ordusu ile mahkemeye gelirken halkın seçtiği başkanlar jandarma arasında kelepçeli geliyor?

Bu ve buna benzer soruları soramaz bir durumda olursak biz daha çok buna benzer filmleri izleriz.

Benim aslında üzerinde durmak istediğim konu CHP'li Belediyeler ve bu olayları değerlendiren CHP yöneticileri:

Bu halk AKP Yönetimden bıkmış usanmış ve bu nedenle Yerel Seçimlerde CHP'yi iktidara getirmiş.

CHP'li yöneticilerin kılı kırk yarması gerekmez mi?

Neden Aziz İhsan Aktaş'a 121 ihale verilmiş hiç mi araştırmadınız kardeşim!

Bu adam kim, geçmişe kimlerle çalışmış, bunları düşünmeden hareket edersen iktidara tam da gollük pas vermiş olmuyor musun?

Şimdi parti tabanı bunları sorgulamadan karşıya sallarsa bu iş olmaz sadece sallamakla kalır.

Hangi siyasi görüşten olursanız olun olayları çapraz sorgulamaz iseniz, herhangi bir olay karşısında varoluş tarzı göstermeden aciz olursanız sizi yönetenler sizi istediği gibi sündürür hem de don lastiği gibi sündürür.

Bir daha söylüyorum am herhalde daha çok söyleyeceğim…

Geçenlerde Mersin Milletvekili AKP'ye geçti haklı olarak CHP'ye oy vermiş kişiler kızdı tamam ama önce şunu sorgulamamız gerekmez mi “bu adamı kim listeye koydu? İlçe başkanı mı, il başkanı mı, Genel Merkez mi?”.

Bunlar sorgulansın ki gelecekte herkes adımını ona göre atsın.

Şimdi partiler üye yapma yarışı içerisinde!

Başka partilere diyeceğim bir şey olamaz ama CHP her önüne geleni üye yaparsa, özellikle FETÖ kaçkınlarının bir sığınak gibi CHP'yi kullanmasına izin verirse ileride daha büyük sorunlar yaşanmaz mı?

“Lider nasıl olunur” sorusu hep gündem de olur.

İşte bizlere fırsat.

Yakında başta İmamoğlu olmak üzere savunmalarını göreceğiz ve ona göre bir yazı yazmak kaçınılmaz olacak.

        

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar